GENEL MISIR TARIMI :
Ziraat Yüksek Mühendisi
Hamza Ali Oruç www.orucagro.com

Mısır
Anavatanı Amerika Kıtası olan bir sıcak iklim tahıl bitkisidir. Yapılan arkeolojik kazılardan elde
edilen bulgular, mısır bitkisinin 8.000 ile 10.000 yıllık bir geçmişi olduğunu
göstermektedir.

Kristof Kolomb, 1493 yılında,
beraberinde getirdiği mısır materyali ile İspanyaya döndüğünde, mısır ilk defa
yeni dünyadaki anavatanından Avrupa’ya getirilmiş oldu. Mısırın ülkemize girişi
ise, Kuzey Afrika üzerinden 16.yüzyılda olmuştur.
Son yıllarda mısır tarımı
dünyada yaklaşık 1.5 milyar dekarlık üretim alanına ve 900 milyon ton
civarında da rekolteye ulaşmıştır.
Mısır taze
gıda maddesi olarak tüketilmesinin yanısıra çerezlik olarak ve yağ sanayiinde,gıda
endüstrisinde, slajlık ve danelik hayvan yemi olarak, metalurji gibi çok
değişik sektörlerde tüketilmektedir.
Toprak İsteği :
Mısır tarımı için en uygun
toprak tipi, organik maddece zengin, su tutma kapasitesi, besin maddesi
depolaması, işlenme kolaylığı, iyi drenaj ve havalanma özelliği dolayısıyla
siltli-killi topraklardır. Bunun yanında sahip olduğu dezavantajları en aza
indirmek, avantajları iyi değerlendirmek ve gerekli iyileştirme uygulamalarını
yapmak koşuluyla diğer toprak tiplerinde de mısır tarımı yapılabilir.


Toprak Hazırlığı :
Mısır bitkisinin kök
derinliği dikkate alınarak oldukça derin sürüm yaparak tarla hazırlanması
önerilir. İmkan varsa önceki yaz döneminde toprağın nemce en kuru olduğu dönem
yakalanarak derin bir dipkazan (patlatma) çekilmesi toprakta su tutma kapasitesini
ve havalanma oranını artıran bir uygulamadır.
Mısır yetiştirilecek tarlada
yaklaşık toprak altında oluşan kaymak tabaka (taban taşı) veya pulluk
altı taşı mutlaka kırılmalıdır. Kaymak tabaka, köklerin gelişimini olumsuz
yönde etkilediği gibi, istenmeyen fazla suyun drene olmamasına ve köklerin su
altında kalıp bitkinin gelişimini olumsuz yönde etkilemesine neden olur.


Efektif kök derinliği 10-30 cm civarında olmakla birlikte uygun toprak koşulları yakalandığı zaman mısır bitkisi 90 cm hatta 120 cm derinliklere kadar kök atabilen bir bitkidir.

En uygun toprak hazırlama güz
sürümü şeklinde olandır.
Kaba bir güz sürümünden sonra
tarla kışlamaya bırakılır ve erken ilkbaharda toprak tava geldiği zaman kürüm
veya tırmık gibi yüzeysel işleyen aletlerle tohum yatağı hazır hale getirilir.
Şartların uygun olması durmunda taban gübresinin en az 1/3 ünün ekimden en az
bir ay önce toprağa atılması önerilir. Torağın gereginden fazla işlenmesi ve
ağır traktörlerle gereksiz yere üzerinde gezilerek sıkıştırılması fayda yerine
zarar verir.
İklim İsteği:
Mısırın yetişme alanı dünyada
Kuzey yarım kürede, Kanada’da 58 kuzey enlemlerinden, Güney Afrika’da
35-40o güney enlemlerine kadar uzanır.
Mısır bitkisinin en iyi
geliştiği bölgeler vejetasyon süresi boyunca en az 120 gün kadar don görmeyen
ve ortalama 2100-2200 toplam sıcaklık isteğine cevap verebilecek yörelerdir.
Rakım olarak da deniz seviyesinden 4000 mt ye kadar mısırın yetişebildiği
bölgeler mevcuttur.
Suyun bol ve sıcaklığın
ılıman olduğu nisbi nemin yeterli olduğu bölgelerde en yüksek verim düzeylerine
ulaşılır. Özellikle tozlanma döneminde ortaya çıkan düşük nisbi nem
polenizasyonu (döllenmeyi) aksatır.

Tepe püskülü döneminde
kurutucu sam yeli denen güney rüzgarların sürekli estiği yerlerde mısır bitkisi
bu riskli dönemlerde dikkatle takip edilmelidir.
Genel olarak %50 ve altına
inen nisbi nem koşullarında bitki olumsuz etkilenir. Tüm iller için saatlik
nisbi nem oranları www.orucagro.com
adresimizde yayınlanmaktadır.
Ekim Dönemi :
Bölgelere göre farklılık
göstermekle birlikte mısır bitkisi güney bölgelerimizde Nisan ayı başlarında
ekilmekle birlikte İç Anadolu bölgesinde uzun yıllar geç donlar ve vejetasyon
süreleri dikkate alındığında ekim tarihi 26 Nisan -10 Mayıs tarihleri arası
olarak önerilebilir.
Mevsimin seyrine göre toprak
sıcaklığını takip ederek ekim zamanı her yıl bir miktar ileriye veya geriye
kayabilir ancak her zaman esas olan tarih değil optimum toprak sıcaklığının
ve çevresel koşulların yakalandığı tarihtir. Hsb Oruç Tarımmarket olarak
bölgemizde üretim yapan çiftçileri bu konuda her yıl düzenli olarak
bilgilendirme yapmaya gayret ediyoruz.
Ekimde traktörümüzün ekim
hızı çok önemlidir. 5 km/sa hız uygun olan ve tavsiye edebileceğimiz bir ekim
hızıdır. Ayrıca pnömatik ekim mibzerlerinde vakum (emiş gücü) nün danenin
iriliğine ve kalibrasyonuna göre ayarlanması çok öenmli olup her tohum gözüne
aynı kalibrede danelerin konması ve vakum gücünün aynı ayarlanması standart
ekim yapma şansını artırır. Doğru disk seçimi ve disklerdeki tekleme
düzeneğinin de çift tohum alma riskine karşı sürekli kontrol edilmesinde yarar
vardır.


Mısır bitkisi toprak
sıcaklığının 10-11 oC ‘ yi gördüğü noktada hızlı bir şekilde bünyesine su
çekerek şişmeye ve çimlenmeye başlar.
Toprak sıcaklığı 5-10 cm derinlikte 15-20 oC’ye ulaştığı zaman çimlenme optimum hıza ulaşır. İdeal sıcaklık ve toprak
neminin yakalandığı durumlarda mısırda çimlenme ve toprak yüzeyine çıkma
süresi 6 güne kadar düşmektedir.

Ekim normu olarak mısırda
çeşide göre değişmekle birlikte daneliklerde genellikle sıra arası 70 cm sıra üzeri 20 cm civarında önerilmekte olup dekarda tavsiye edilen bitki saysı 7000
civarındadır.
Bazı çeşitler sıklığa pozitif
reaksiyon verebilmekle birlikte bazıları da olumsuz reaksiyon verdiklerinden
ekim sıklığı ve çeşit seçimi konularında bölgenin iklim toprak ve ekolojik
koşulları her zaman dikkate alınmalıdır. Çeşit seçiminde mutlaka danışman
ziraat mühendisinizden fikir alınız.
Mısırda erken ilkbahar
don zararı.
Silajlık çeşitlerde ise sıra
arası mesafe yine 70 cm olmakla birlikte sıra üzeri mesafe 16 cm civarına kadar düşürülebilmektedir.
Ekim derinliği pratik olarak gönen
içinde 5 cm civarında olup kumsal karakterli topraklarda biraz daha derine
ağır topraklarda ise az daha yüzlek yapılabilir.
Mısırda fide döneminde iyi
bir kök gelişimi sağlayabilmek için uygun toprak sıcaklığı, toprakta nem, hava
ve toprak dengesinin optimum seviyede olması gerekir. Ayrıca hızlı çimlenme
ve çıkış oranı sağlamak için tohumun zinc tip plus gibi çinko,fosfor ve omino
asit içerikli ürünlerle kaplanması çok hızlı çıkış ve iyi bir köklenmeye katkı
sağlar.

Mısırda Fosfor Eksikliği :
Mısırda Cloroz :


YABANCI OT KONTROLÜ
ve BAKIM
Mısır bitkisinde sulama,
gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele dışında önemli bir diğer bakım
işlemi yabancı ot kontrolüdür.
Yabancı ot kontrolünde temel
prensip, yabancı otun çıkışını engellemek veya çıkış sırasında kontrol ederek
bitkiye vereceği zararı en aza indirmektir.
Kültürel mücadele ve kimyasal
herbisitle mücadele yabancı ot kontrolünde uygulanan temel metotlardır.

Tarlamızda bulunan yabancı
olarla doğru bir mücadele yapabilmemiz için yabancı ot türlerini iyi bilmemiz
gerekmektedir. Yabancı ot çeşitlerimize etkili doğru yabancı ot ilacı seçimin
mısır konusunda uzman ve size en yakın bir ziraat mühendisine sorarak
öğrenebilirsiniz.

İlaç hazırlanması
esnasında teknik talimatlara mutlaka uyulması gerekmektedir. Pratikte yabancı
ot mücadelesinin yapıldığı 15-20 cm boy devresi aynı zamanda mısır bitkisinde
mikro besin elementleri açısından en kritik bir dönemi olduğundan yabancı ot
ilaçlarının pülverizasyonu sırasında başka Çinko olmak üzere mikro elementler
ve L-T-amino asit içerikli ürünlerle bitkinin takviye edilmesi koçan taslağı
(gebelik )dönemde verime ciddi oranda katkı sağlamaktadır.

Çapalama mısır bitkisinin iyi
reaksiyon verdiği bir kültürel metot olup sağlıklı kök gelişimi için mısır
bitkisi en az 2 defa ara çapasına ihtiyaç duyar.
Birinci çapa 15-25 cm devresinde yüzlek yapılmakla birlikte 2. çapa 30-50 cm boyda biraz daha derin yapılır ve kısmen
dip doldurma ile takviye edilir. Mısır bitkisi bu uygulamalara olumlu cevap
vermektedir.
Sulama
Mısır bir sıcak iklim bitkisi
olmasına rağmen aşırı sıcakları sevmez. 38 oC’nin üzerinde bir kaç gün devam
eden sıcaklıklar bitkiye zarar verir. Mısır bitkisinin sıcak gecelerde iyi
geliştiği sanılmakla birlikte, sıcak ve rutubetli gecelerde aşırı derecede
enerji kaybettiği için iyi bir gelişme gösteremeyebilir.

Mısır bitkisi öte yandan yılın
en sıcak döneminde yetişen bir bitki olduğundan su tüketimi buna bağlı olarak
çok yüksektir. Ancak bunun yanında mısır suyu en etkili kullanabilen ve birim
su ile en yüksek oranda kuru madde üretebilen bir bitkidir.
Ülkemizin Doğu Karadeniz
bölgeleri dışında yağış miktarı, maksimum verim elde etmek için yeterli
değildir. Geniş mısır ekim alanlarının bulunduğu güney ve batı ve iç anadolu bölgelerimizde
düşük rutubet toprak yüzeyinden ve bitkinin yapraklarından fazla miktarda su
kaybına yol açmaktadır.
Bu bölgelerde yüksek bir
verime ulaşabilmek için bitkinin gereksinme duyduğu suyu sulama yoluyla vermek
zorunludur.

Mısırın iyi sulanması demek
hiçbir zaman çok sulanması demek değildir. Mısır bitkisi her ne kadar susuzluğa
olumsuz tepki veren bir bitki ise de aşırı suya da bir o kadar olumsuz tepki
veren bir bitkidir.
Mısır bitkisi gündüz aşırı
sıcak ve güneşlenmenin yüksek olduğu saatlerde yapraklarını kapatarak yüzey
alanında bilinçli olarak bir daraltma yapar. Ancak bu durum geçici olup ikindi
vakti veya akşama doğru yapraklarda yeniden bir düzelme ve yüzey alanında bir
genişleme olur bu durum mısır bitkisinin ekolojik şartlara verdiği tabii ve
bilinçli bir rekasiyondur.

Akşam serinliği olmasına
rağmen mısır bitkisi yaprakları hala kapalı duruyorsa bu DSN sınırına
yaklaştığının ve bitkinin en hızlı şekilde sulanması gerektiğinin bir
göstergesidir.
Tepe püskülü döneminde mısır
bitkisinin altı mutlaka nemli bulundurulması tavsiye edilir.
Diz boyu, tepe püskülü
çıkarmadan hemen önceki dönem,süt olum dönemi mısırda suya en çok ihtiyaç
duyulan kritik dönemlerdendir.
Hastalık ve Zararlılarla Mücadele
Dünyada mısır bitkisinde az
veya çok zarara neden olan 400 den fazla zararlı türü bulunmaktadır. Bitkinin
farklı gelişme dönemerinde görülen mısır zararlıları 5 grupta incelenebilir.
-
Fidede beslenen
zararlılar : Bunlar bitkinin ilk 5 haftalık döneminde fide ve köklerde
beslenerek bitki sıklığını ve sağlığını bozarlar. Başlıcaları; tel
kurtları (Tenebroides ve
Agroites spp.),
-

bozkurt veya kesici kurtlar ( Agrotis spp.) ve mısır
maymuncuğu (Tanymecus
dilaticollis Gyll.)ve son dönemlerde Cüce ağustos böceği (Empoasca decipiens Paoli)

Empoasca ya
da sıkça rastlanmaktadır.

- Yaprak ve yaprak
helozonunda beslenen zararlılar: Bunlar bitkinin sapa kalkma döneminde yaprak helozonunda
beslenerek bitkiye zarar veriler. Başlıcaları; güz tırtılları (Spodoptera frugiperda),
şark (Asya) mısır kurdu (Ostrinia
nubilalis Hübner), mısır yeşil kurdu (Heliothis armigera Hbn) dur.
- Tepe ve koçan püskülünde
beslenen zararlılar: Bunlar
koçan püskülünün tamamını keserek bitkiye zarar verirler.
Başlıcaları; mısır kök kurtları (Diabrotica
spp), mısır yeşil kurdu (Heliothis
spp.), mısır yaprak afiti (Rhopalospium
maidis Fith) dir.
- Koçanda beslenen
zararlılar: Bunlar
taneleri yiyerek beslenen zararlılardar. Başlıcaları; kokulu böcekler (Nezara viridula), mısır
yeşil kurdu, güz tırtılları ve şark mısır kurdudur.
- Sapta beslenen
zararlılar: Bunlar bitki sapına saldırarak yapmaya ve koçan kaybına neden
olurlar. Başlıcaları; şark mısır kurdu, mısır kök kurtları, pembe
sap kurdu ( Sesemia spp.)
ve güney batı mısır kurdu ( Diatreaea
grandiosella Dyar.) dur.
Dünya’da mısır bitkisinde 60
dan fazla hastalığın bulunduğu kabul edilmektedir. Bu hastalıklar genel olarak
altı grupta toplanırlar.
Tohum ve fide hastalıkları,
yaprak hastalıkları, sap çürüklükleri, koçan çürüklükleri, viral hastalıklar ve
nematotların neden olduğu hastalıklardır.
Hastalık ve zararlı etmeninin
doğru teşhis edilmesi çok önemlidir.
Kesin bir teşhis için
genellikle uzman kişilere ve hatta laboratuvar analizlerine ihtiyaç
duyulabilir.
Zira, bazen mısır bitkisinde
bir hastalık veya zararlı etmeninin yol açtığı sanılan bazı semptomlar , toprak
pH’sı, toprak sertliği, besin maddelerinin antagonistik ilişkileri ve genetik
bozukluk veya iklim koşullarından kaynaklanabilmektedir. Mısırda beslenme
bozuklukları ve hastalıklı bitki resimleri www.orucagro.com
sitemizin ilgili bölümlerinde detaylı bir şekilde yayınlanmaktadır.
Gübreleme
1 ton dane mısır elde etmek
için dekardan ortalama 24 kg saf azot(N), 9 kg fosfor(P2O5) ve 26 kg potasyum(K2O) kaldırılmaktadır. Toprak Ph sının alkali veya kuvvetli alkali olduğu
durumlarda mutlaka kükürt içerikli veya asidik karakterli gübreler tercih
edilmelidir. Organik maddece zayıf ve katyon değişim kapasitesinin düşük olduğu
topraklarda gerek topraktaki minerallerin çözülmesi gerek mikroorganizma
faaliyetinin artıtılması gerekse kullanmış olduğumuz kaba granül gübrelerin
çabuk çözünüp yarayışlı hale geimesi için BIO SOL A.M.C. NEW gibi humik ve
fulvik asit içerikli özel bitki besleme ürünlerinin kullanılması tavsiye
edilir.

Azotlu gübreler :
Mısır bitkisi Karbon,
Hidrojen ve Oksijeni serbest havadan alabilirken, havadaki azotu hiç
kullanamaz.
Toprağa verilen azotun ancak belirli
bir kısmı mısır bitkisi tarafından kullanılabilmesi ve mısır bitkisinin en çok
ihtiyaç duyduğu besin elementinin de azot olması azotlu gübrelemeyi kaçınılmaz
kılmaktadır. Ortalama 1000-1200 kg dane verimi için dekara 24-29 kg N uygulaması tavsiye edilir.
Fosforlu gübreler :
Bitkinin gelişmesinde azottan
sonra en önemli besin elementi fosfordur. Mısır bitkisinin fosfor bakımından en
hassas dönemi mevsim başlangıcıdır. Ortalama 1000-1200 kg verim için dekara verilmesi gereken forfor miktarı 9-12 kg civarındadır. Fosforlu gübrelerin tamamının ekimden önce veya ekim sırasında toprağa tohum yatağına verilmesi
tavsiye edilir.
Mısırda Yüksek Ph ve Düşük
organik madde etkisi (Karapınar 2004)

Potaslı gübreler :

Potasyum bitkilerde
karbonhidrat oluşması ve taşınması için gerekli bir besin maddesidir.
Potasyumun mısır bitkisinde sap gelişmesini kuvvetlendirir. Eksikliğinde sap
iyi gelişemeyerek kırılma ve yatmalar görülür. Bunun dışında potasyum kök gelişimini
olumlu etkiler, bitkinin soğuğa dayanıklılığını artırır ve azottan en iyi
şekilde yararlanmayı sağlayarak verim düzeyini yükseltir. Bu nedenle
mısır potasyum ihtiyacı yüksek olan bitkidir. Nisbi nemi düşük bölgelerde
evapotransprasyonla su kaybının azaltılması açısından ve hektolitrenin yüksek elde
edilmesi açısından potasyum ayrıca önem arz etmektedir.

Mısır yetiştiricilğinde makro
besin elementleri olarak adlandırılan azot, fosfor ve potasa genellikle tüm
topraklarda ihtiyaç duyulmaktadır. Sekonder mikro-besin elementlerinde
(kalsiyum, magnezyum vd.) ise durum farklıdır. Bunların ancak bitkinin
gereksinmesine ve toprağın durumuna göre uygulanması ve bir mühendis
kontrolünde uygulanmasında yarar vardır.

“Mısırda en doğru gübreleme ve en yüksek verimin anahtarı şu ki bitki
hangi gelişim döneminde hangi bensin maddesini hangi yoğunlukta, ne miktarda ve
ne kadar süre ile istemektedir bu beklentiye en uygun makro ve mikro gübre
sunumu yapıldığı zaman mısırdan en üst seviyede verim reaksiyonu alınır.”
Hasat Harman

En uygun hasat zamanı
tanedeki nem oranının %18-20 civarında olduğu dönemdir.Ancak mısırda depolama
yapılacaksa hasat neminin 15-16 yı geçmemesi gerekir. İç anadoluda hasatın kışa
kalması durumunda hasat mart ayına kadar devam edebilmektedir.

Danedeki nem oranının daha
yüksek olması durumunda, depoda (siloda) solunumdan dolayı sıcaklık artar, buna
bağlı olarak hava nemi yükselerek küflenme oluşur. Küf mantarı tarafından
üretilen zehirli maddeye « aflatoksin » denir. Bu gibi mısırların
hayvan yemi olarak kullanılması zehirlenmelere neden olabilir.

Ülkemizde mısır pazarlama
organizasyonunda özel sektör (tüccar, sanayi tesisleri) kuruluşlarının yanısıra
kamu kuruluşları (Toprak Mahsulleri Ofisi) faaliyet göstermektedir. Mısır
devlet destekleme alımları kapsamında bulunan az sayıdaki üründen biridir.
Mısır üretiminin gelişmesinde destekleme alım politikalarının bugüne kadar
olduğu gibi gelecekte de önemli rol oynaması beklenmektedir.
Bu çalışma
Zir.Yüksek Mühendisi Hamza Ali Oruç Tarafından hazırlanıp HSB ORUÇ TARIM
LTD.nin siz değerli çiftçilerimize bir hizmetidir.
Mısır tarımı ile
ilgili detaylı bilgi almak için www.orucagro.com/iletişim bölmünden veya 0332
7552003 numaralı telefondan bizlerle irtibata geçebilirsiniz.